Bilinçsiz İlaç Kullanımı Sağlığınıza Zarar Verebilir

Antibiyotik, ağrı kesici ve mide koruyucuları doğru kullanalım
İlaçlar doğru zamanda, doğru hastada, doğru dozda ve doğru süreyle kullanıldığında tedavinin önemli bir parçasıdır. Ancak her şikâyette hemen ilaç kullanmak, komşu-tanıdık tavsiyesiyle ilaç almak, önceki reçeteden kalan ilacı tekrar başlamak ya da “ne olur ne olmaz” düşüncesiyle antibiyotik, ağrı kesici veya mide koruyucu istemek sağlığınıza zarar verebilir. T.C. Sağlık Bakanlığı ve TİTCK Akılcı İlaç Kullanımı yaklaşımında temel amaç; hastanın ihtiyacına uygun ilacı, uygun doz ve sürede kullanmasını sağlamaktır.
Bu yazının amacı ilaçlardan korkutmak değildir. Amaç, gerektiğinde ilacın doğru kullanılmasını; gerekmediğinde ise gereksiz ilaç yükünden korunmayı sağlamaktır.
Önce şu soruyu soralım: “Gerçekten ilaca ihtiyacım var mı?”
Bazı şikâyetler ilaç gerektirmeden, doğru bakım ve yaşam düzeniyle hafifleyebilir. Örneğin soğuk algınlığı, hafif boğaz ağrısı, kas ağrısı, mide yanması, hazımsızlık ve yorgunluk gibi durumlarda ilk adım her zaman “güçlü ilaç” değildir.
Önce şu destekler denenebilir:
Bol sıvı alın. Su, ıhlamur, şekersiz bitki çayı veya çorba gibi sıvılar özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarında rahatlama sağlar.
Dinlenin. Vücut enfeksiyonla mücadele ederken uyku ve istirahat iyileşmeyi destekler.
Dengeli beslenin. Sebze, meyve, yoğurt, çorba, yumurta, kuru baklagil ve tam tahıllar gibi besinler vücudun ihtiyacı olan besin ögelerini karşılamaya yardımcı olur. Sağlık Bakanlığı’nın “Sağlıklı Yemek Tabağım” yaklaşımında yeterli ve dengeli beslenmenin hastalık risklerini azaltmada ve yaşam kalitesini artırmada koruyucu rolü vurgulanır.
Sigara ve alkolden uzak durun. Özellikle öksürük, mide yanması, tansiyon, kalp-damar hastalığı ve kronik hastalıklarda şikâyetleri artırabilir.
Mide şikâyetlerinde yaşam düzenini değiştirin. Gece geç saatlerde yemek yememek, porsiyonları küçültmek, kızartma-yağlı yiyecekleri azaltmak, fazla kilonuz varsa kilo kontrolü sağlamak, sigara ve alkolü bırakmak ve gece yatarken baş kısmını yükseltmek reflü yakınmalarını azaltmaya yardımcı olabilir. Sağlık Bakanlığına bağlı kaynaklarda reflü tedavisinde ilk yaklaşımın yaşam tarzı değişikliği olduğu belirtilmektedir.
Ağrıda nedeni anlamaya çalışın. Ağrı sadece “bastırılması gereken” bir durum değildir; bazen altta yatan hastalığın habercisidir. Ağrı devam ediyorsa, tekrarlıyorsa, şiddetleniyorsa veya ateş, kusma, göğüs ağrısı, nefes darlığı, uyuşma gibi belirtiler eşlik ediyorsa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
1. Antibiyotikler: Her ateş, öksürük ve boğaz ağrısında gerekmez
Antibiyotikler yalnızca bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlarda etkilidir. Nezle, grip ve birçok üst solunum yolu enfeksiyonu ise virüslerle oluşur; bu durumlarda antibiyotik hastalığı daha hızlı iyileştirmez. Sağlık Bakanlığı kaynaklarında antibiyotiklerin ateş düşürücü veya ağrı kesici olmadığı, soğuk algınlığı ve grip gibi virüslere bağlı hastalıklarda etkili olmadığı açıkça vurgulanmaktadır.
Bilinçsiz antibiyotik kullanımının zararları
Antibiyotik direnci gelişebilir. Gereksiz ve hatalı kullanılan antibiyotikler, bakterilerin antibiyotiklere karşı direnç kazanmasına yol açabilir. Bu durumda ileride gerçekten antibiyotiğe ihtiyaç olduğunda ilaç etkisiz kalabilir. TİTCK kaynaklarında antimikrobiyal direncin tedavi sürelerini uzattığı, tedavi maliyetlerini artırdığı ve enfeksiyonların kontrolünü zorlaştırdığı belirtilmektedir.
Yan etki görülebilir. İshal, mide bulantısı, döküntü, alerjik reaksiyon gibi yan etkiler ortaya çıkabilir. Gereksiz antibiyotik kullanımı vücut için fayda sağlamadığı halde yan etki riskini artırır.
Bağırsak florası bozulabilir. Antibiyotikler yalnızca hastalık yapan bakterileri değil, bağırsaktaki yararlı bakterileri de etkileyebilir. Bu durum ishal, hazımsızlık ve bazı bağırsak sorunlarına zemin hazırlayabilir.
Tedavi yarım bırakılırsa sorun büyüyebilir. Hekimin başlattığı antibiyotik “kendimi iyi hissettim” diye erken kesilmemelidir. Sağlık Bakanlığı kaynaklarında antibiyotiğin doğru dozda, doğru aralıklarla ve önerilen süre boyunca kullanılması gerektiği belirtilir.
Antibiyotik yerine ne yapılabilir?
Soğuk algınlığı ve grip benzeri durumlarda çoğu zaman destek tedavisi yeterlidir: istirahat, bol sıvı, burun temizliği, ateş takibi, dengeli beslenme ve doktorunuzun uygun gördüğü semptom giderici tedaviler.
Aşağıdaki durumlarda ise aile hekiminize veya sağlık kuruluşuna başvurun: yüksek ateşin devam etmesi, nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç bulanıklığı, ciddi halsizlik, kulak ağrısı, idrar yaparken yanma, şiddetli boğaz ağrısı, ciltte yaygın döküntü, bebek-yaşlı-gebe veya kronik hastalığı olan bireylerde kötüleşme.
2. Ağrı kesiciler: “Masum” değildir, doğru seçilmelidir
Ağrı kesiciler toplumda sık kullanılan ilaçlardandır. Ancak herkes için aynı ağrı kesici uygun değildir. Yaş, mide hastalığı, böbrek hastalığı, karaciğer hastalığı, tansiyon, kalp-damar hastalığı, kan sulandırıcı kullanımı, gebelik, emzirme ve kullanılan diğer ilaçlar ağrı kesici seçimini değiştirir.
Sağlık Bakanlığı Akılcı İlaç kaynaklarında ağrı kesicilerin hekim önerisi doğrultusunda kullanılması gerektiği; bilinçsiz kullanımın ağrının nedeninin atlanmasına, sindirim sistemi kanaması/ülser gibi ciddi sorunlara ve böbrek-karaciğer başta olmak üzere birçok organda hasara neden olabileceği belirtilmektedir.
Bilinçsiz ağrı kesici kullanımının zararları
Mide ve bağırsakta kanama, ülser veya delinme riski artabilir. Özellikle bazı ağrı kesiciler mide korumasını bozarak mide kanaması ve ülser riskini artırabilir. Bu risk yaşlılarda, mide ülseri öyküsü olanlarda, kan sulandırıcı kullananlarda ve birden fazla ağrı kesici kullananlarda daha fazladır.
Böbrekler zarar görebilir. Özellikle susuz kalındığında, yaşlılarda, tansiyon/böbrek hastalığı olanlarda ve idrar söktürücü gibi ilaç kullananlarda bazı ağrı kesiciler böbrek fonksiyonlarını bozabilir.
Tansiyon ve kalp-damar riski artabilir. Bazı ağrı kesiciler tansiyonu yükseltebilir; kalp-damar hastalığı olan kişilerde risk oluşturabilir. Bu nedenle tansiyon, kalp hastalığı veya inme öyküsü olanlar gelişigüzel ağrı kesici kullanmamalıdır.
Karaciğer hasarı oluşabilir. Özellikle aynı etken maddeyi içeren birden fazla ilacın birlikte alınması veya önerilen dozun aşılması karaciğer için tehlikeli olabilir.
Kan sulandırıcılarla etkileşebilir. Warfarin gibi kan sulandırıcı kullanan hastalarda bazı ağrı kesiciler kanama riskini artırabilir; bu hastaların ağrı kesici seçimi mutlaka hekim bilgisiyle yapılmalıdır.
Ağrı kesici istemeden önce seçenekler
Kas-eklem ağrısında kısa süreli dinlenme, uygun egzersiz, ılık uygulama, soğuk uygulama, duruş-postür düzenleme ve zorlayıcı hareketlerden kaçınma yardımcı olabilir.
Baş ağrısında susuz kalma, uykusuzluk, uzun süre aç kalma, fazla kafein, stres, ekran kullanımı ve tansiyon yüksekliği gibi nedenler değerlendirilmelidir.
Mide ağrısı, göğüs ağrısı, karın ağrısı, ani başlayan şiddetli baş ağrısı veya nörolojik belirti varsa ağrı kesiciyle geçiştirilmemeli; sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
3. Mide koruyucular: Her ilacın yanına otomatik eklenmez
Halk arasında “mide koruyucu” olarak bilinen ilaçların önemli bir kısmı mide asidini azaltan ilaçlardır. Reflü, ülser, bazı mide-bağırsak hastalıkları veya mide kanaması riski yüksek kişilerde çok faydalı olabilirler. Ancak her antibiyotiğin, her ağrı kesicinin veya her reçetenin yanına otomatik mide koruyucu eklenmesi gerekmez.
Reflü hastalığında ilk yaklaşımın yaşam tarzı değişikliği olduğu; beslenme düzeni, pişirme yöntemi, sigara-alkol gibi alışkanlıklar, fazla kilo ve yatış pozisyonunun değerlendirilmesi gerektiği Sağlık Bakanlığına bağlı kaynaklarda belirtilmektedir.
Gereksiz ve uzun süreli mide koruyucu kullanımının olası zararları
Gereksiz ilaç yükü oluşturur. Her gün kullanılan her ilaç, başka ilaçlarla etkileşim veya yan etki ihtimali demektir.
Bazı vitamin ve minerallerin emilimi etkilenebilir. Sağlık Bakanlığı e-kütüphane kaynaklarında mide asidini azaltan ilaçların demir emilimini etkileyebileceği belirtilmektedir. Uzun süreli kullanımda B12, magnezyum, demir gibi konular hekiminiz tarafından gerekirse değerlendirilir.
Bağırsak enfeksiyonu ve bazı enfeksiyon riskleri artabilir. Uzun süreli proton pompa inhibitörü kullanımına ilişkin literatürde bağırsak enfeksiyonları, magnezyum düşüklüğü ve kırık riski gibi konular izlem gerektiren başlıklar arasında yer almaktadır. Bu riskler herkeste olacak anlamına gelmez; ancak gereksiz uzun kullanımın düzenli gözden geçirilmesi gerekir.
Şikâyetin gerçek nedeni gecikebilir. Mide ağrısı, yutma güçlüğü, kilo kaybı, kansızlık, dışkıda siyahlık, kanlı kusma gibi belirtiler varsa mide koruyucuyla oyalanmak doğru değildir; ileri değerlendirme gerekir.
Mide yanması ve reflüde ilaçtan önce neler yapılabilir?
Akşam yemeğini yatmadan en az 2-3 saat önce bitirin.
Büyük porsiyonlar yerine küçük ve dengeli öğünler tercih edin.
Kızartma, çok yağlı yiyecekler, acı-baharatlı gıdalar, çikolata, kahve, gazlı içecekler ve kişisel olarak şikâyeti artıran besinleri azaltın.
Sigara ve alkolden uzak durun.
Fazla kilonuz varsa kilo kontrolü için destek alın.
Gece reflüsü varsa baş kısmını yükseltmek fayda sağlayabilir.
Sık tekrarlayan mide şikâyetlerinde aile hekiminize başvurun.
“Ama ben bu ilaçla hemen iyileşiyorum” düşüncesi neden yanıltıcı olabilir?
Çünkü birçok hastalık zaten birkaç gün içinde kendiliğinden düzelir. Aynı dönemde antibiyotik veya başka ilaç alınca iyileşme ilaca bağlı sanılabilir. Oysa gereksiz alınan ilaç, iyileşmeyi hızlandırmamış olabilir; sadece vücuda gereksiz yan etki ve direnç riski yüklemiş olabilir.
“Geçen sefer iyi geldi” demek de her zaman doğru değildir. Benzer görünen iki hastalığın nedeni farklı olabilir. Geçen sefer bakteriyel enfeksiyon olabilirken bu sefer viral enfeksiyon olabilir. Geçen sefer uygun olan ilaç, bugün kullandığınız başka bir ilaçla etkileşebilir.
Göle 2 Nolu ASM’den pratik öneriler
Antibiyotik istemeden önce: “Bu enfeksiyon bakteriyel mi, viral mi?” diye değerlendirme gerekir.
Ağrı kesici istemeden önce: Ağrının yeri, süresi, şiddeti, eşlik eden belirtiler ve kullandığınız ilaçlar önemlidir.
Mide koruyucu istemeden önce: Gerçekten mide koruyucu gerektiren bir riskiniz var mı, yoksa yaşam tarzı düzenlemesiyle kontrol edilebilecek bir şikâyet mi var, değerlendirilmelidir.
Kullandığınız tüm ilaçları söyleyin: Tansiyon, diyabet, kalp, böbrek, karaciğer ilaçları; kan sulandırıcılar; bitkisel ürünler; vitaminler ve ağrı kesiciler dahil kullandığınız her şeyi hekiminize bildirin.
İlaçlarınızı paylaşmayın: Size iyi gelen ilaç başkasına zarar verebilir.
Yarım kalan antibiyotiği saklayıp tekrar kullanmayın.
Hekiminizin önerdiği dozu ve süreyi değiştirmeyin.
Ne zaman mutlaka sağlık kuruluşuna başvurmalısınız?
Şiddetli veya geçmeyen ağrı
Nefes darlığı
Göğüs ağrısı
Bilinç bulanıklığı
Dışkıda siyahlık veya kan
Kanlı kusma
Yutma güçlüğü
Açıklanamayan kilo kaybı
Uzun süren yüksek ateş
Şiddetli ishal veya susuz kalma
Gebelik, bebeklik, ileri yaş veya ciddi kronik hastalık varlığı
İlaç aldıktan sonra döküntü, yüzde-dudakta şişme, nefes darlığı gibi alerji bulguları
Bu durumlarda ilaçla beklemek yerine tıbbi değerlendirme gerekir.
Son mesaj
İlaç, doğru kullanıldığında şifadır; gereksiz ve bilinçsiz kullanıldığında zarar verebilir.
Antibiyotik, ağrı kesici ve mide koruyucular her şikâyetin otomatik çözümü değildir. Önce doğru değerlendirme, sonra doğru tedavi gerekir.
Sağlığınız için ilacınızda değil, doğru tedavide ısrarcı olun.
Göle 2 Nolu Aile Sağlığı Merkezi olarak akılcı ilaç kullanımı ve koruyucu sağlık hizmetleri için yanınızdayız.
